Huzur-ı İlahi
29/1/2009 ·
Huzur-ı İlahi nedir?Huzur-ı İlahi'yi anlamak için Allah'ın Basar sıfatını, Hakim sıfatını iyi anlamak gerekir.Organlarımızı yaratan ve yaşatan Allah'tır.Canlıların hücrelerini yaratan, hücrelerden molekülleri yapan, moleküllerle organları yaratıp çalıştıran Allah'tır.Allah inancımız böyle olunca, Allah'tan hiçbirşeyi gizleyemeyeceğimizi derinden idrak ederiz.
Harama meyleden bir insan "Beni Allah görüyor." diyerek bu isteğinden vazgeçerse huzur-ı İlahidedir.
İnsanın başına gelen her felaketin bir kaç yönü vardır.Birincisi ikaz-ı ilahidir.Nasıl ki, koyun komşusunun tarlasına girince çoban taş atar, koyun da anlar ki, yanlış yerde otluyor, ordan çıkar çayıra gider.İşte bazı hadiseler böylesine ikaz-ı ilahidir.
Halleri haramları iyi öğrenen, helal dairede bir insan bu daireden çıkmak istemiyorsa, her an huzur-ı ilahide olduğunun bilincindedir.Allah yaratandır.Yarattıklarına rızık verir ve onların rızklarını devam ettirir.Allah yoktan var eder.Var ettiklerine şekil verir, biçim verir.Onların varlıklarını devam ettirir.Biyolojik, astronomik, arkeolojik olayların bütününü Allah'tan bilmek huzur-ı ilahidir.Huzur-ı İlhahide bulunma şuuru öyle dikkat ister ki,
kulu harama yaklaşmaktan korur.Mesela yalan söyleyen bir insan hemen ürperir, "Rabbim beni işitiyor, doğruyu söylemeliyim" der.Bir dedikoduya şahit olan izin ister, o topluluktan ayrılır.İçki, kumar sofralarına yaklaşmaz.Kötü insanlarla arkadaşlık etmez.Kimsenin kalbini kırmaz.Allah için sözü, hareketi, davranışları iyi ve isabetli olur.Huzur-ı İlahide bulunan insaı gören, bu insan Allah'ın emirlerine riayet ediyor diyebilir.Gerçekten de o insan, nefsinin, arkadaşının, toplumun emrinde değildir.Allah'a itaat etmektir.İlmen ve hayalen her an her yerde Allah'ın huzurunda olduğunu bilmek, o insanın imanını görünür hale getirir.İbadetlerde, huzur-ı ilahide bulunma şuuru, kulu "ihsan" makamına yüceltir.
Huzur-ı İlahi dünyayı ve ahireti cennet ettiğinden böyle bir hali elde edebilmek için uzun müddet tahsil ve terbiye gerekir.Nasıl ki, bir asker yıllarca aynı elbisenin altında eğitim aldıktan sonra askerliği tam manasıyla öğreniyorsa, huzur-ı ilahide Allah'ın askeri olmakta ciddi bir eğitim ve çabayla elde edilir.
Yorum (1) Yorum yaz!
Ey Nuru Yaratan....
16/12/2008 ·
Ey sevenlerin kalbinde nur yaratan sevgili , sana karşı günah işleyenlere ne kadar yumuşak ve merhametlisin! Seni arayana ne kadar yakınsın! Sana yalvarana ne kadar şefkatlisin! Ey Rabbim; kimsenden yardım istemiş ve reddedilmiş yada kim sana sığınmış ve hayal kırıklığına uğramış veya kim sana yaklaşmış ve sen ondan uzak durmuşsun , kim sana kaçmışda sen onu kovmuşsun? Hayır Rabbim , sen sana sığınanların emniyetli sığınağısın.Sana kaçanların korunağısın.Sana yaklaşanların yakınındasın.
Allah'ım senden başka kimseye secde etmiyoruz , öyleyse ellerimizin senden başkasına uzanmasına izin verme.Bizi her türlü korku ve endişeden koru ve kurtar.Kibirle dolaşmaktan , yargılarda boğulmaktan kurtar.Bizi dostlarına yakınlaştır , iyilerin arkadaşlığına eriştir.Bütün işlerimde ve sözlerimde , düşüncelerime ve hislerime rehber ol.Başıma gelenlerin sen tarafından yollandığını unutmamayı ve olayların içindeki bilgeliği nasip et.Arzu ve isteklerime yön ver ve beni razı olduğun an huzuruna al....
Yorum (1) Yorum yaz!
Çekip Gitmeyi Bileceksin...!
16/12/2008 ·
Başlarda herşey iyidir elbette.Aşk sarhoşluğu yada aşk olmasa da taze bir ilişkinin verdiği enerji , renk katar hayatımıza.Ve çoğu zaman da ruh ikizimizi bulduğumuzu zannederken , düşersiniz sahtekar birinin ağına.Çünkü bu ülkede ilişkiler de payını alır yalan ve dolandırıcılıktan.Herşeye bulaşan çıkarlar burada da gösterir kendini.Aldatılırsınız ancak ilişkiden beklentileriniz olduğu iiçin affedersiniz.Ve aldatılmaya devam edilirsiniz.Hakaret edilir size geçmişdeki yaralara bağlarsınız bunu.İlgisiz ve sorunsuz davranır kişiliğinin öyle olduğunu düşünürsünüz.Ve çok geçmeden bir başkasına diyaframından gelen bir ses tonuyla "bebeğim" dediğini duyarsınız.Ama yinede akıllanmazsınız kırk yılın başı o da cinsel iştahı kabardığında , kırık dökük bir kaç süslü laf eder size.Ama siz iyi niyetlisiniz efendim!Sevgisini kolay dile getiremediğine yorarsınız bu tavrı.Palavracı sevgiliniz ilk başlarda desteksiz çok şey atmıştır.Ve siz yine bir yamuğunu yakaladığınızda hatırlatırsınız bunları.Ancak geçmiş ola.Karşınızdakinin suratı köselerden de beterdir.Gözünüzün içine baka baka , asla utanmadan başka bir yalan daha sallar size.Onurunuzla oynanır.Ancak siz yine de uyanmazsınız.Aşık olduğunuzu düşünüyorsunuz ya , hemen muhteşem bir kılıf uydurursunuz vaziyete.Aşk herşeyi affeder!Ve , onursuz bir aşkın aşktan başka herşeye benzeyeceğini , büyük acılar çektikten sonra anlarsınız.Yine geçmiş olsun!Karşınızdaki insandan sevgiyi dilenseniz de alamazsınız artık.Çünkü o hiçbir zaman sevmemiştir sizi ki!Ama bunu anlamadınız.Sizi iffetsiz bir insan haline sokarak , kaldırıp atmak istemiştir başından.Ama siz buna bile eyvallah diyerek onunla olmaya devam edersiniz.Velhasıl bunca pisliğe rağmen çekip gitmeyince acıya boğarsınız kendinizi.
"Yüreklerinde giz taşıyanlar , okumayı başarabilir ancak yüreklerinizdeki gizi..."
Yorum (1) Yorum yaz!
SELAM
9/12/2008 ·
Selam
İnsanı sevmek, çiçeği sevmek baharı sevmek... ALLAHI SEVMEK.
Sevilen şeyler farklı olsa da yaşanan şeyler aslında aynı...
Nedir sevmek? Her şeyi bir şeyden görmek değil mi?
Her şeyle bir şeyi hatırlamak değil mi? Dikkat ettik mi bilmem. Bir insanı sevsek de ALLAH, I sevsek de yaşadığımız duygular aslında aynı.
Bir insanı seviyorsunuz diyelim. Siz onu görmeseniz bile o sizi görüyor gibi hareket edersiniz, yanlış bir harekette onu üzdüğünüzü düşünürsünüz... Her yer onunla anlamlı olur, O,onsuz hiç bir şeyin anlamı olmaz. O,nu inceltmektense ölmek daha iyi olu dersiniz... Onun sevinci sizin sevinciniz, Onun hüznü sizin gözyaşınız olur...
En sevdiğiniz şeyi Ona saklar, Ona verirsiniz... Her şeyiniz O dur. Gülüşünüz, hüznünüz, sevinciniz, gözyaşınız...
Her güzel şeyi size o verecek, Her güzel duyguyu onun la yaşayacaksınız...
Güzel bir şey yaşamışsanız bu O olduğu içindir. Ama bir çirkinlik, bir eksiklik varsa kendinizi suçlarsınız... Onun kahrı da hoştur, lütfü da. Sizi kollarına alıp sarılması da hoştur. Tokatlaması da. Yeter ki sevgiyle tokatlamış olsun...
Onun sitemi başkalarının övgüsünden hoş gelir size. Onsuz her yer karanlık size...
Onun la her geceler bile aydınlıktır. Onsuz saraylar bile zindan, Onun la zindanlar bile saraydır... Onsuz tebessüm bile acıdır. Hiç bir yerde dinlenmeyen, huzur duymayan ruhunuz, Onun kalbin de dinlenir...
Yeter ki O sevsin, O kınamasın, isterse bütün dünya sizi kınasın. Önemli değildir sizin için... Onsuz olurken bile onunla yer, Onunla içer, Onun la yürür, Onunla yürürsünüz, Onunla durursunuz... Huyunuz Onun huyuna benzer, artık kalbinizi kendinize ait göremezsiniz.
Sözlerinizi, yazılarınızı Onun adıyla güzelleştirirsiniz... Peki, düşünün ALLAH, I seven insanın yaşadığı şeylerin bundan ne farkı var? ALLAH, I sevince kahrı da, lütfü da hoş deyilimi? ALLAH, I sevince zindanlar bile size saray gelmezci. En sevdiğiniz şeyi ona vermezcisiniz İbrahim gibi. Seven insanın en çok sevdiği şey sevgilisiyle konuşmak, dertleşmek deyilimidir? Ya namaz? O da insan ile ALLAH arasında sevgi diyaloguyla, derdini anlatma hali deyilimidir? Derdinizi en çok sevdiğinize anlatırsınız deyilimi? Kıptı Yakup gibi. Ben hüznümü, derdimi ancak RABBİM olan, ALLAH, A anlatırım diyen Yakup bize; ben sevdiğimden başkasına derdimi anlatmam mesajı vermiyor mu? Günah işlemek onu üzmek gibi gelir size. Eliniz onun eli, ayağınız onun ayağı, gözünüz O,nün gözü olur size... O,nün ahlakını yaşar, her şeye O,nün gözüyle bakarsınız... Kâinat bir yana ALLAH bir yanadır sizin için... O sevdikten ve razı olduktan sonra bütün dünya küsse Ne ehemmiyeti var dersiniz.
Ve şimdi düşünelim? Sevmek bir aslın da. Onu ALLAH sevgisi kul sevgisi diye ayıran biz olmayalım... Veyahut söyleyin VARLIK, ı sevmekle varlıkları sevmek aynı şey olsa idi, Neden göğsümüz de iki kalp taşımıyoruz? Bir gönül de iki aşk olmaz diyen biz, BEN BİR GÖĞÜSTE İKİ KALP YARATMADIM DİYEN O, DEYİLMİ.
Nedir yaşadığımız? Sevgimi? Yoksa bir yığın karmaşık mı? aşağılık kompleksi, beğenilme kompleksi, hırs, aldatma, kendimizi ispat etme gürültüsü içinde sevginin sessiz ritmini nasıl duyabiliriz ki... Nerede barınacak sevgi? Nefretin, kıskançlığın, gururun, köşeleri tuttuğu kalbimiz de sevgi nasıl barınabilir?
Sevgi bizi tamamlayan diyar yarımı bulmak deyilimi? Kendinden kaçan adam neyi arayabilir ki? Neyi aradığını bilemeyen neyi bursunki? Kendimizi bulamadık ki, başkasını nasıl bulacağız. Sevgi hem varlığın çekirdeği, hem meyvesidir... Varlık düzeyimiz ne ise sevgimizin düzeyi o olur.
Ne garip hep kalıp peşindeyiz kalbi aramıyoruz. Sevgi arıyoruz, sevgi istiyoruz, ama hiç düşündüktü sevgi ne istiyor? Sevgi istemek istiyor... Sevgi her türlü basitliği, bencilliğe karşı KORUNMAK İSTİYOR... Alındım, kırıldım sözlerinin silinmesini istiyor. Sevgi iki yüzlülük silinsin istiyor, kalpten gelmeyen sözlerin dile gelmemesini istiyor... Sevgi inceltilmeyeceği bir kalp arıyor... Sevgi kirletilmemek lekelenmemek istiyor...
Sevgililerin birbirine söylediği seni seviyorum sözü, ALLAH, A söylediğimiz KELİME_İ ŞAHADETİN bir başka yansımasıdır aslında...
Nasıl ki bir insan sevgilisine beni seviyormuşsun? Diye sorar. Karşısındaki de evet seni seviyorum, sözüyle karşılık veriyor. Aynen öyle de ALLAH bize ben sizin RABBİNİZ deyimliyim? Yani beni severek kendinize terbiyeci kabul ediyormuşsunuz? Sorusuna evet seni seviyoruz ve bizi severek terbiye etmeni tüm kalbimizle istiyoruz demedikti? Senden başka sevgili yok demedikti? Düşünün sizi en güzel şekilde başta da yazdığım gibi terbiye eden sevgiliniz deyilimiydi? Bir başka ifade ile sevgisiz bir terbiyeden söz edilirci?
İşte bu noktadan yola çıkarak diyebiliriz ki iki insan arasında yaşanan sevgi ilişkisi aslında ALLAH, la insan arasında yaşanan ilişkilerin bir nevi modelidir.
Yorum (3) Yorum yaz!
Allah senin dilenci olmanı istemez...
16/11/2008 ·
Her ihtiyacını ondan iste.Başkalarının eli sana yetişmez.Her dilediğin onun yanındadır.Başkaları seni ciddiye almaz.Sen O'nun için sıradan biri değilsin ; önemlisin , bitanesin.Sana iyilik etmek yormaz O'nu. Senin dediklerini yerine getirmek usandırmaz O'nu.
Dünyada aziz ve hatırlı bir misafirsin sen.Rabbin özel konuğu...bütün sistem , bütün bu muhteşem düzenek senin misafirliğinin meyve vermesi için hazırlanmış...bir de böyle bak , gökyüzüne , yıldızlara , aya , güneşe.Bütün bunlar , hepsi senin için var diye bir bak.Bunlar senin emrine amade kılınmış hazineler.Ötenin hazineleri.Buna rağmen hazine sandığının üzerinde dilenen adamın öyküsü gibi sonsuz hazinelerini bir yana itip , bu hazinelerin gerçek sahibini unutup , yoldan gelen geçene üç beş metal parçası için yalvarmak ne kadar doğru.Çağın metalleri yeterince canını acıtmıyot mu ?
Makinaların demirden parmakları vücuduna yeterince batmıyor mu ?Teknolojiden huzur dilenen yüreğin yeterince yorgun düşmedi mi ?Felsefeden ve bilimden mutluluk formulleri koparmaya çırpınan zavallı aklın sana yeterince saç baş yoldurmadı mı ?Ruhsuz psikolejiden ve çağın günah çıkarıcıları olan uzamanlardan ilaç reçeteleri dışında bir şey alamamak yeterince hayal kırıklığı oluşturmadı mı ?Nesneleri çoğaltarak , yığarak tatmin olacağını sanan duyguların yeterince deforme olmadı mı ?
Evet kendimle birlik sorarım sana Ey her kapının dilencisi....
Yorum (2) Yorum yaz!
« Önceki ::
Son Yazılarım
- Huzur-ı İlahi
- Ey Nuru Yaratan....
- Çekip Gitmeyi Bileceksin...!
- SELAM
- Allah senin dilenci olmanı istemez...